27 Şubat 2011 Pazar

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO)


Bir canlıdaki genetik özelliklerin kopyalanarak, bu özellikleri taşımayan bir canlıya aktarılması sonucunda üretilen yeni canlıya genetiği değiştirilmiş organizma deniyor.Bazı taraflar gdoyu desteklerken bazılarıda eleştirerek kabul etmiyor.

GDO'yu savunanlar;
Artan nüfusla gdonun açlığa çare olabileceğini düşünüyorlar.
Ayrıca GDO'lu ürünlerin daha verimli olduklarını söylüyorlar.Fazla olduğu gibi az olduğu bölgelerde var. GDO' ya karşı olanlar zararlı olduğunu savunurken, GDO'yu savunanlar ise AB'nin kabul ettiği bir eşik değerde kullanıldığında zararının olmadığını savunuyorlar.

Eleştirilerde ise;
GDO' lu üretimin doğal çevreye zararlı olabiliceği tartışılıyor. GDO''lu ürünlerin tohumları çevreye karışarak doğal ürünlerin yapısını bozabileceği sözkonusu.Ve sonrasında gdolu ürünlerin çevreye yayılıp böcekleri etkileyerek  tüm ekosistemin çökme olasılığıda başka bir eleştiri.GDO'lu üretimin biyoçeşitliliği yok etmeside kaçınılmaz bir durum. Normal üretimde bitki ertesi yıl üretimi için tohum veriyor ve bu tohum saklanabiliyor.
Fakat gdolu tohumlarda böyle bir durum yok. Tohum satışı bir kaç şirketin tekelinde ve
birçok gdolu tohum patetnli. Yani bu sebepten dolayı her yıl tohum alma zorunluluğu doğuyor.Ve tüm insanlığa ait olan DNA'nında bu şekilde satılması endişe uyandırıyor.Ayrıca bir toprağa GDO'lu ürün ekildikten sonra gelecek yıl GDO'lu ürün haricinde bir ürün ekilirse toprak ürün vermemektedir.

Rusya'da yapılan ve sonuçları kayıt altına alınan bir deneye göre GDO'lu mısır yedirilen farelerin 3-4 nesil sonra üreme yeteneklerini kaybettikleri tespit edildiği öne sürülüyor.Ayrıca sindirim sistemlernde bozulma, bağışıklık sistemlerinde çökme, kan yapılarında bozulma,tüm iç organlarında küçülme belirtilmiştir.Deneyin fareler üzerinde yapılmasının amacı ise insanın genetik yapısına en çok benzeyen hayvanın fare
olmasıdır.Türkiye'de şu anda GDO' lu ürün üretimi yok fakat dışarıdan ithal ettiğimiz birçok
ürün GDO' lu üretilmektedir.Bu sebeple yıllardır gdolu ürün yemekteyiz.

Genetiğle oynanan gıdalardan bazıları: mısır, soya, domates, brokoli..


kaynak: www.ntvsnbc.com , www.cnnturk.com

19 Şubat 2011 Cumartesi

ŞARABIN TADI,RENGİ VE KADEH SEÇİMİ


Şarabın buruk tadı içindeki taninden geliyor.Kırmızı şaraptaki tanin miktarı beyaz şaraptan 5 kat daha fazladır.Hatta aynı üzüm bağından elde edilen şaraptaki tanin miktarı hava koşullarına bağlı olarak yıldan yıla 2 katına çıkabilir veya yarısına düşebilir. Ayrıca şarabın bazı insanlarda baş ağrısı yapmasının sebebiyse içindeki histamindir.Kırmızı şarap beyaza göre daha çok etkiler, çünkü kırmızı şarap kabuğuyla daha çok temas halinde kalır.
ŞARABIN RENGİ NASIL OLUŞUR?
Sarı veya yeşil üzümlerden beyaz şarap elde edilir.Bazende fermantasyondan önce kara üzümlerin kabuklarından erken ayrılmasıyla elde edilir.Pembe(rose) şaraplarda rengini fermantasyondan önce kabuklarıyla az temas etmiş kara üzümlerden yada üretimi tamamlanmış kırmızı ve beyaz şarapların karıştırılmasıyla elde edilir.Kırmızı şaraplar ise kabuklarıyla temastayken fermante olduklarından kırmızı rengini alırlar.
ŞARAP TADIMDAN NE KADAR ÖNCE AÇILMALIDIR?
Normal kalitedeki şaraplar içimden hemen önce
Kaliteli beyaz şaraplar içimden 10 dakika önce
Genç kırmızı şaraplar içimden 10 dakika önce
Ağır ve olgun kırmızı şaraplar ise içimden yaklaşık 30-60 dakika önce açılmalıdır..


ŞARAP İÇERKEN KADEH SEÇİMİ
Beyaz şarapta büyük kadeh seçilmelidir ki soğukluğu kaybolmasın.Kırmızı şarapta ise 3 seçenek vardır:
Genç şarap ise gövdesi ve ağzı geniş kadeh seçilmelidir.Çünkü şarap ilk olarak dilin kenarlarıyla tadılmalıdır.
Yaşlı şaraplarda kadeh ince dar ve uzun olmalıdır çünkü yaşlı şaraplar dilin ortasıyla yavaş yavaş tadılmalıdır.
Yaşlı özel şişe şaraplar ise el yapımı yukarıdan aşağıya indikçe genişleyen dar ağızlı kadehler tercih edilmelidir.
Kaynak= www.food-info.net