GDO'yu savunanlar;
Artan nüfusla gdonun açlığa çare olabileceğini düşünüyorlar.
Ayrıca GDO'lu ürünlerin daha verimli olduklarını söylüyorlar.Fazla olduğu gibi az olduğu bölgelerde var. GDO' ya karşı olanlar zararlı olduğunu savunurken, GDO'yu savunanlar ise AB'nin kabul ettiği bir eşik değerde kullanıldığında zararının olmadığını savunuyorlar.
Eleştirilerde ise;
GDO' lu üretimin doğal çevreye zararlı olabiliceği tartışılıyor. GDO''lu ürünlerin tohumları çevreye karışarak doğal ürünlerin yapısını bozabileceği sözkonusu.Ve sonrasında gdolu ürünlerin çevreye yayılıp böcekleri etkileyerek tüm ekosistemin çökme olasılığıda başka bir eleştiri.GDO'lu üretimin biyoçeşitliliği yok etmeside kaçınılmaz bir durum. Normal üretimde bitki ertesi yıl üretimi için tohum veriyor ve bu tohum saklanabiliyor.
Fakat gdolu tohumlarda böyle bir durum yok. Tohum satışı bir kaç şirketin tekelinde ve
birçok gdolu tohum patetnli. Yani bu sebepten dolayı her yıl tohum alma zorunluluğu doğuyor.Ve tüm insanlığa ait olan DNA'nında bu şekilde satılması endişe uyandırıyor.Ayrıca bir toprağa GDO'lu ürün ekildikten sonra gelecek yıl GDO'lu ürün haricinde bir ürün ekilirse toprak ürün vermemektedir.
Rusya'da yapılan ve sonuçları kayıt altına alınan bir deneye göre GDO'lu mısır yedirilen farelerin 3-4 nesil sonra üreme yeteneklerini kaybettikleri tespit edildiği öne sürülüyor.Ayrıca sindirim sistemlernde bozulma, bağışıklık sistemlerinde çökme, kan yapılarında bozulma,tüm iç organlarında küçülme belirtilmiştir.Deneyin fareler üzerinde yapılmasının amacı ise insanın genetik yapısına en çok benzeyen hayvanın fare
olmasıdır.Türkiye'de şu anda GDO' lu ürün üretimi yok fakat dışarıdan ithal ettiğimiz birçok
ürün GDO' lu üretilmektedir.Bu sebeple yıllardır gdolu ürün yemekteyiz.
Genetiğle oynanan gıdalardan bazıları: mısır, soya, domates, brokoli..
kaynak: www.ntvsnbc.com , www.cnnturk.com




